Görünmez El ve Adam Smith

Bu hafta hem komik hem de düşündürücü bir ekonomi-politik yazı yazmak geçti içimden. Sosyalizmin fikir babalarından meşhur Karl Marks ölünce eşinin “Marks bana Kapitali bırakacağına biraz kapital bıraksaydı daha iyi olurdu.” dediği rivayet edilir. Bu ifade deki kapitallerden birincisi Marksın meşhur kitabı, diğeri de bildiğimiz kapital yani para. Maalesef her tarafı ve zihinleri etkisi altına almış olan kapital olmayınca da olmuyor artık. Yüce Allah(C.C.)’tan her şeyin hayırlısını dilediğimiz gibi kapitalinde hayırlısını diliyoruz.  


12 Eylül öncesi İstanbul’da polis sol görüşlü öğrencilerin yaşadığı bir eve baskın yapar. Tabi öğrenci evinde ne olacak kitaplar ile üç beş eşya. Kitapların arasında Marksın üzerinde sakallı ve gülümseyen resmi olan,  hacimli ve kalın kitabı Kapital’de var. Polis bir kitaba, bir öğrenciye bakar ve sorar “Kim lan bu” öğrenci korkudan titreyerek “Dedem Abi” diye cevap veriri. Polisimiz de “Böyle ak sakallı, nur yüzlü deden var, kalkmış bir de komünistlik yapıyorsunuz.”der.


Yine 12 Eylül öncesi İstanbul’da Taksim meydanında sol görüşlü bir grup gösteri yapmaktadır. Ortalık karışacak gibi. Genç bir adam bu durumu görür ve kenar sokaklardan sessizce semtten ayrılmak ister. Tam o sırada bir polis memuru genç adamı fark eder, halinden şüphelenerek elindeki copu kaldırıp adama vurmak ister. Genç adan “Abi yapma, vurma abi, onlardan değilim, ben antikoministim” der polisimiz “Ulan birde bunun antisimi çıktı” diye cevap verir. Anlayacağınız biz millet olarak kominizmin antisine, mantisine her türlüsüne karşıyız!


Kapitalist ekonomik görüşün öncülerinden İskoçyalı Adam SMİTH ortaya attığı teorisinde “GÖRÜNMEZ EL” şu şekilde izah etmiştir. “Serbest piyasanın her ne kadar karmaşık ve denetsiz gözükse de aslında bir “görünmez el” tarafından doğru miktarda ve çeşitlilikte üretim yapmak için yönlendirildiğidir. Örneğin, bir üründe üretim eksikliği olduğunda fiyatı artar ve bu durum ortaya bir kâr marjının çıkmasını sağlayarak başkalarını bu ürünü üretmeye teşvik eder ve nihayet kıtlığa son verir. Eğer pazara çok fazla üretici girerse, üreticiler arasındaki artan rekabet ve artan stok, yani arz, fiyatların üretim maliyetine düşmesini sağlayarak, ürünün “doğal fiyat”ına (ortalama piyasa fiyatı) ulaşmasına yol açar.” Evet piyasa mekanizması bu şekilde işlemektedir.


Adam SMİTH’in Görünmez El olarak tanımladığı güç bizim inanç ve kültürümüzde Yüce Allah(C.C.)’tır. Allah hem insanları, hem ülkeleri ve milletleri birbirlerine muhtaç kılmış, bu suretle de insanlar ve milletler arasında ilişkiler söz konusu olmuştur. Gerçekte hiçbir insan ve/veya millet yüzde yüz kendi kendilerine yeterli değildir. 


Dünyanın en soğuk bölgesi olarak bilinen, -60, -70 derecelere kadar soğuk iklimde özellikle de bizim Yakut Türklerinin yaşadığı Sibirya bölgesi dünyayı ısıtacak zengin kömür ve petrol yataklarına kaynaklık etmektedir. Yani görünmez el demiştir ki üzeri çok soğuk olsa da altı çok sıcaktır. Bunlar sana da yeter dünyaya da, çıkar sat, elde ettiğin gelir ile sende olmayanları olanlardan al. Aynı şekilde özellikle Arap coğrafyasında yaygın olan petrol de dünya ihtiyaçlarının tamamıma yetecek durumda. Onlara da verilen mesaj “Bak bunları çıkar, sat sende olmayan ihtiyaçlarını elde ettiğin gelirle bunlardan temin et”. Ama maalesef verilen mesaj birilerinin işlerine gelmediği için hep benim olsun, benim kontrolümde olsun, herkes bana muhtaç olsunlar, şeklinde düşünmektedirler.


Peygamber efendimiz Hz Muhammed (S.A.V.) bir hadislerinde şöyle buyurmuştur. “Ticaretle uğraşın ve cesur olur. Rızkın onda dokuzu ticarettedir.” Asr-ı saadet döneminde fakir, ihtiyaç sahibi bir kadın yolda yürürken Hz. Ali (R.A.) ile karşılaşır ve kendisinden yardım talep eder. Hz. Ali de kendisine yardımcı olamayacağını, imkanı olmadığını bildirir, yardımcı olmadığına da üzülür. Üzüntü ile yoluna devam eden Hz. Ali yolda yanlarında çok sayıda develeri bulunan Arap köylüleri (Bedevi) ile karşılaşır. Bu kişiler Hz. Ali’ye develerini satmak istediklerini, almak isterse kendisine verebileceklerini söylerler. Hz. Ali imkanı olmadığını, bu sebeple develeri alamayacağını bildirir. Bedeviler develeri almak isterse imkanının önemli olmadığını, develerin bedelini sonra da verebileceğini söylerler. 


Bu duruma razı olan Hz. Ali develeri alır, onları götürürken karşısına yine başka bir bedevi topluğu çıkar. Develerin satılık olup olmadığını, satılık ise almak istediklerini bildiriler. Hz. Ali de develerin satılık olduğunu  söyler, onlara satar. Hz. Ali satılan develerin parası ile ilk iş olarak ihtiyaç sahibi kadını bulup ona yardım eder. İkinci olarak develeri kendisine satanları bulup onlara borcunu öder ve bu ticaret sonunda kendisi de hatırı sayılır bir kazanç elde etmiş olur. Kıymetli okurlar hiç aklınıza gelir mi idi develeri satanların da alanların da melekler olabileceği. İşte Adam SMİTH’in Görünmez El olarak tanımladığı güç, her an olduğu gibi o an da devredeydi. Son söz Yüce Allah(C.C.)’ımıza ait “İnsan, kendisinin başı boş bırakılacağı mı sanır”.(75-Kıyâme Suresi, 36. Ayet) 


Selam ve muhabbetlerimle;      


 



  



Okunma Sayısı: 359
Eklenme Tarihi: 1.01.2019 15:02:41
Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.!