En İyi iktisatçılar, Maliyeciler Mi?

En iyi iktisatçılar maliyecilerdir, diye bir söz var. Ben de keşke öyle olsaydı diye düşünürüm hep ama öyle olmadığını biliyorum. Aslında maliyeci mantığı ile iktisatçı mantığı genellikle ters çalışır. Maliyeciler kural, kanun adamlarıdırlar. Mevzuata uygun olmayan iş yapmak istemezler. Kaynaklarını bilirler ve o kaynaklara göre iş yaparlar. İktisatçılar ise mevcut kaynakları ile birlikte olmasını düşündükleri kaynaklarını da sanki varmış gibi hareket ederler. 

Maliyeciler, kanun kural adamları oldukları için otoriteler, siyasiler tarafından pek beğenilmezler. Adeta bunlarda her işe taş koyuyorlar, engel çıkarıyorlar, bunlar olmasa biz neler yaparız neler diye düşünürler. İktisatçılar ise mevcut durumu hemen kabullenip o duruma göre konumlanırlar ve buna göre plan program yaparlar. İktisatçıların görevi ve varlık sebebi de bu olduğu için bu durum gayet tabidir. Dolayısı ile iktisatçılar daha elastiktirler. Bu nedenle otoriteler, siyasiler tarafından da sevilirler.

Aslında kanun, kural adamlığı; ehliyet ve liyakat, adama göre iş değil, işe göre adam prensiplerinin önemli ölçülerindendir. Maalesef ülkemizde artık bu kurallara pek dikkat edilmediği için maliye bakanımızın bile maliyeci olmadığını görüyoruz. Bu açılardan bakıldığında maliyeciler risk almayı sevmez, statükocu gibi görülürken, iktisatçılar ise risk adamlarıdır denilebilir.

İktisat biliminin önemli araçlarından biridir borsa. Borsacılar da genellikle iyi iktisatçılardan olur. Hikaye bu ya, yaşlı borsacı ile genç borsacı parkta sohbet ederek dolaşıyorlarmış. Yaşlı, gence mesleğin püf noktalarını anlatıyor: Bak evladım, bu meslekte başarılı olmak için sadece fırsatları değerlendirmek yetmez. Zaman zaman fırsatları da senin yaratman gerekir. Bunun için sürekli dikkatli olman gerekli. Uygun bir yorumla hiç umulmadık olaylar bile, çok büyük fırsatlara dönüşebilir. Bak mesela, şu karşıda gördüğün taze köpek pisliği sana sadece iğrenç bir şey olarak geliyordur. Ama ben eğer, “Şu pislikten bir lokma alıp ağzına atarsan sana 1 milyar lira veririm” dersem, olay senin açından nasıl da büyük bir fırsata dönüşüverir, değil mi? Yapar mısın? Genç borsacı “Tabi efendim” der. Parmağını pisliğe daldırır, bir lokma alır yutar. Yaşlı borsacı cebinden bir milyarı çıkartır, gence verir. Bir süre yürürler, genç dayanamaz sorar: Hocam, ben size aynı teklifte bulunsaydım kabul eder miydiniz? Bakın ileride de başka bir pislik var. Bir milyar karşılığı dener miydiniz? Yaşlı borsacı “Tabi ki” der. O da bir lokma alıp yutar. Genç borsacı da çıkartır, biraz önce kazandığı 1 milyarı iade eder. Bir süre sessiz, sessiz yürürler. Genç yine dayanamaz sorar: Hocam. Ne sizin cebinizdeki para miktarı değişti. Ne de benim cebimdeki. Söyler misiniz, biz bu b..ku niye yedik? Kurt borsacı cevap verir: Öyle deme evladım, 2 milyarlık işlem hacmi yarattık! der. 

Başka bir fıkra da şöyle. Bir zamanlar köyün birine bir adam gelmiş ve tanesi  10 Dolar($)’dan maymun alacağını söylemiş. Köyde çok maymun olduğu için köylüler sevinçle ormana  koşup maymunları yakalamaya  başlamışlar. Adam, binlerce maymunu 10 $’dan satın alınca ortalıkta  maymunlar azalmış, yakalaması zorlaşmış.

Köylüler tam maymun yakalamaktan vazgeçecekken adam  tanesine 20 $ vereceğini söylemiş. Tekrar heveslenen köylüler tekrar maymunları yakalamaya  başlamışlar. Bir süre sonra da fiyatı 25 $’a çıkarmış. Ancak bırak  yakalamayı, maymuna rastlamak bile çok zorlaşmış. Bunun üzerine adam fiyatı 50 $’a çıkardığını, ancak  kendisinin işi olduğu için şehre gitmesi gerektiğini, yardımcısının onun yerine  alım yapacağını söylemiş.

O yokken yardımcısı köylülere demiş ki; Şu büyük  kafesteki maymunlar var ya ben onların tamamını size tanesi 35 $’an satayım, siz  de adam gelince ona 50 $’dan satarsınız. Köylüler bütün birikimlerini bir araya toplayarak bütün  maymunları satın almışlar. Sonra da bir daha köyde ne adamı ne de yardımcısını gören  olmamış. Şark kurnazlığı mı desek ve yahut köylü aklımı...

Son söz, Kırgızistan Oş’ta devasa heykeli önünde Bozkurt işareti yaparak resim çektirdiğim Vladimir İlyiç Ulyanov bilinen adıyla Lenin’den nakledilen bir Rus Atasözü olsun. “Bedava peynir sadece fare kapanında bulunur.”



Okunma Sayısı: 2978
Eklenme Tarihi: 23.06.2020 16:52:41
Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.!