Akılla düşünmek, bilgiyle anlamak

İlkemizin tanınmış iş insanlarından, Yılmaz Ulusoy’un kaleme aldığı  “Akılla düşünmeli bilgiyle anlamalıyız.” başlıklı bir yazısını kendisine ait internet sayfasında okudum.   Aklın ve bilginin önemini vurgulayan bu yazının önemli bir bölümünü bu sayımızda sizlerle paylaşmak istedim. 

***

“Aklın gücüne hiçbir engel karşı koyamaz,” demiş Roma İmparatoru ve aynı zamanda bir filozof olan Marcus Aurelius. Albert Einstein, “İnsan, aklın sınırlarını zorlamadıkça hiçbir şeye erişemez,” derken, Çinli yazar ve dilbilimci Lin Yutang’ın “Akıllı adam hem kitapları hem de doğrudan doğruya hayatı okur,” deyişi aklın, düşünmenin ve bilgilenmenin kısa anlatım örnekleri olarak aklıma geliverenler. Akıl ve düşünmek deyince, Sokrates’in “ben bilmediğimi bildiğim için diğer insanlardan akıllıyım,” dediğini de bir kenara yazmakta yarar var sanırım.

İnsana bahşedilmiş olan bazı bedensel güçler ve dinamikler hayatımızı şekillendirir. Zaman zaman da yönlendirir. Bunlar temel değerler ve kavramlardır. Aktif olarak işleri yoluna koymamızı sağlarlar. Yaşamımızda ön planda oldukları sürece bizi huzura, doğruya, esenliğe, daha duyarlı olmaya ulaştırarak insanlığın düzeyine ve kültürüne katkı sağlamımıza yol açarlar.

Düşünme, bilme, öğrenme, davranış belirleme, denetleme, yargılama ve ayırt etme gücüdür. İyi ile kötüyü, güzel ile çirkini akıl ile ayırt ederiz. Akıl bize, doğru ve mantıklı, vicdana uygun hareketler sergilememizi öngörür. Yalanla gerçeği, doğuyla yanlışı ayırabilme ve görüş yürütme yeteneğidir.

Akıl durağan-statik değildir. Düşünme ve tecrübeyle gelişir. Ancak tecrübelerimizi doğru değerlendirip doğru sonuçlar almalıyız. Burada devreye “Düşünce” girer. Düşünce de ayrı bir güç ve enerjidir. Elektrik akımını andırır titreşimler içerir. Yaşamımızdaki ve evrendeki bilimsel gerçekleri buldurur. Yoğunlaşması halinde cisimlere ve diğer insanlara ulaşması mümkündür. Yakın bir gelecekte, evimizde otururken düşüncelerimizi dünyanın herhangi bir noktasındaki arkadaşımıza gönderebileceğimiz bir hayal değil artık.

Düşünme, akıl ve mantık kurallarına uygun yapılır. Mantık doğru düşünmenin ilkelerini inceleyen bir disiplindir. Doğru düşünmenin biçimini ele alır. Düşünmek, aklı çalıştırmak, olaylardan doğru sonuçlar çıkarmak, bilinmeyenleri bulmaktır. İnsanlığın barışı, huzuru, gelişmesi için bilinmeyenleri bulmak!.

İnsan aklı sorgulayarak, düşünerek, sonuç elde ederek ve bunları bir mantık düzeni içinde yaparak gelişir. Aslında düşünce, bir başka ifade ile, akıl ve mantık  ile olur. Düşünürken, akıl ve mantık el ele ve uyum içinde olduğunda doğru sonuç ortaya çıkar. Düşünmek aklımızı çalıştırmaktır. Akıl çalıştıkça, devamlı geliştikçe elde edilen yeni bilgilerle “Anlama” olayı ya da farkındalığı da gelişir. Derinlik kazanır.

Düşünmek bizi yeni gerçeklere ulaştırır. Bugüne kadar insanlık için yararlı bilgileri ve sonuçlarını yalnızca düşünenler, çalışanlar, alın teri dökenler buldular. Newton, Edison gibi... Ünlü matematikçimiz Cahit Arf gibi... Ya da doktorların sultanı İbn-i Sina gibi...”

Keyifle okudum bu makaleyi! Akılla düşünmeyi, bilgiyle anlamayı başardığımızda gerçekten kalkınmış ve müreffeh bir toplum olmayı da başarmış olacağız. 



Okunma Sayısı: 237
Eklenme Tarihi: 16.07.2019 16:45:44
Bu habere eklenmiş yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olabilirsiniz.!